|
|
| Başlık: |
 Ağrı'nın temel sorunu sudur |
Ağrı''nın temel sorunu sudur
İstanbul Bereket Tekstil sahibi Emekli Öğretmen Abdullah Karaduman Ağrı''nın su sorununa değinerek bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle;
Sayın çok kıymetli Ağrı ilinin Milletvekilleri Sayın Belediye Başkanları, İstanbul''da Ağrı ilini temsil eden Dernek Başkanları, Ağrı ilini ve ilçelerini yöneten Yöneticiler ve Ağrı gecesine katılan Ağrı''lı Hemşerilerim ve Ağrı''nın havasını ve suyunu soluyan tüm sevdiklerim,
Hepinizi saygı ve selamlarımla kucaklıyorum.
Ben emekli sınıf öğretmeni Abdullah Karaduman. Ağrı gecesine kızım ile birlikte katıldım. Bir çok Ağrı gecelerinde ve toplantılarında bulundum. Konuşulanları dinledim. Toplantı bitiminde kızımla oturup toplantıyı değerlendirdim. Toplantının sadece hasret giderme ve eğlenmeden ibaret olduğunu kanaatine vardık. Herkesi kendi açısından değerlendirmeye çalıştım. Bu toplantının hiç kimseye maddi katkı sağlamadığını gördüm. Konukların, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin uzak yerlerden gelerek masraflar yaptığını düşünüyorum.
Ben 250 YTL vererek toplantıya katıldım. Slayt gösterisinden etkilenerek 3 adet cd (si-di) aldım.
Onlara da 150 YTL ödedim. Bana 400 YTL ye mal oldu. Bu paranın ne işe yaradığını düşünmeye başladım tahmin ediyorum ki hiçbir işe yaramamış toplantıyı düzenleyen dernekte ya zarar etmiştir. Yada baş başa kendini kurtarmıştır. Bunları niçin anlatıyorum; toplantıya katılan tüm kişilerin evlerine döndüklerinde soranlara her hangi bir olumlu söyleyecekleri şey yoktur. Tek bir fayda varsa oda insanların bir araya gelmeleridir. Ben bir hemşeriniz ve Ağrı yı çevresini köylerine kadar bilin orda yaşamış büyümüş köylerde kuzu günde iş yeri olan bir insanım. On yedi Doğubayazıt''ta hem öğretmenlik hem de ilçede Arçelik bayiliği yapan bir kişiyim. Bölgenin sorunlarını hepimiz biliyoruz. Milletvekillerimiz artık başka yerlerden gelip bize Milletvekilliği yapmıyorlar içimizdeki insanlardan seçiliyor. Bölgemizde geçen seçimlerde çıkan birlik ve beraberlik oluşmuş iken problemleri bilen insanlar olarak problem çözme yollarını ve yöntemini araştırıp, bulmakta bizim işimiz olmalı. Bulacağımız yöntemlerle fakirlik, cahillik, işsizlik ve kardeş kavgalarını durdurabilecek bilgi, beceri ve kabiliyete de sahibiyiz. Bu yolları ve yöntemleri ararken problemin köküne inmek gerekir.
Ağrı havaalanı uzunluğu 2 km den 5 km ye uzanmak bu sorunun temel çözüm yolu olamaz. Ağrı ile Van yolu arası otoban olarak düzenlesek de Doğubayazıt''ın Bulakbaşı köyü halkının gelirini artıramayız. Ben onları çok iyi bilen biri olarak yıllardan beri bu problemin çözümüne yönelik düşüncelerimi şöyle açıklamaya çalışacağım; Bir kere insanların, hayvanların ve bitkilerin temel ihtiyaç maddesi ve vazgeçilmez besini olan suyu onlara temin etmemiz lazım. Sonra diğer ihtiyaçlarını karşılamak gerekir. Bölgemiz su kaynakları bakımından çok zengindir. Bu sulara artık dur demenin zamanı çoktan geçmiştir. Bugün bu suları değerlendirip insanların, hayvanların ve bitkilerin ayağına getirme zamanıdır. (Kalkınmanın sadece tarıma dayalı olmadığını bende farkındayım!) Peki, ne yapalım? Murat ırmağının Diyadin ilçesinin Mollakara köyü yukarısındaki vadiyi kapatarak çok yükseklerde ve ucuza mal edilebilecek bir baraj göleti elde edebiliriz. Yüksek rakımlı olan bu baraj suyunu boru ve kanallarla Doğubayazıt, Diyadin, Taşlıçay gibi ilçelerin sulama ve içme suyu olarak kullanabiliriz. Böylece bizim temel hakkımız olan suya kavuşmuş oluruz.
Çocukluğumdan beri hemen hemen her yıl köy muhtarları köylerine ilçeden heyetler getirerek kuraklıktan etkilenen arazileri tespit ettiğini hepimiz gördük. Devletimiz kimi zaman tohum yardımı, kimi zaman yem bedeli yardımı, kimi zaman inek yardımı, bazı zamanlarda karşılıksız hayvan destekleme bedeli dağıttı.
Halende doğrudan destekleme yardımı adı altında karşılıksız para dağıtıyor. Bende bundan yararlanıyorum. Yapılan bu yatırımlar ve politikalar çok yanlıştır. Devletin verdiği bu paralar çarçur olup gidiyor. İnsanlar yine susuz, bitkiler susuz, hayvanlar her zaman ki gibi aç ve cılız oluyor. İnsanlarda, hayvanlarda, bitkilerde bu politikalarla hiç mutlu olmuyor.
Peki, ne yapalım?
Benim çocukluğum kendi köyünde babamın kuzularını otlatırken geçti. Zaman zaman kuzularımız gözümüzden kayboluyordu. Biz kuzularımızı Aladağdan gelen eski su arklarının içinde buluyorduk. O kadar yıllar önce kazma küreklerle Aladağlardan getirilen sular tüm ovaları sulamıştı.Bu günkü teknik ile 2008 temel ihtiyacımız olan bu suları bizler kullanamıyoruz. Bize öncülük edecek kimseler yok. Devlet engeline takılmış, politikalar getirilmemiş. Halkımız temel hakkı olan suyu hiçbir zaman istememiştir.
Köylerimizde çocukluğumda şöyle anlatırdı: Eğer"Gırdahol"dan gelensu bize gelirse hepimiz kurtuluruz diyorlardı. Onları söyleyen büyüklerimin hepsi Allah ın rahmetine kavuştu. O suyu görmediler. Tahmin ediyorum ki üstüne varmasak, yalvarmasak, yakınmasak, halkımızı ortaya koymasak bende su su deyip öleceğim. Bari düşüncelerimi herkese anlatarak elimde geleni yapmaya çalışayım.
Murat akıyor, bakanlar bakıyor
Murat akıyor, milletvekilleri bakıyor
Murat akıyor, halk bakıyor
Murat akıyor, tarlalar kuruyor
Murat akıyor, herkes mutsuz oluyor
Yağmur çok yağıyor, ekinleri mahvediyor
Murat akıyor, herke kuraklıktan yakınıyor
Bölgenin su ve sulama sorunu devletin bölge üzerinde ki yanlış uygulamalarına takılmıştır.Geri kalmışlığın ana sebeplerinden birisi kesinlikle budur. Bizler bataklığı kurutmuyoruz, sinekleri öldürmeye çalışıyoruz. Böyle yaparsak Ağrı derneğinin bize izleteceği daha çok filmler seyreder, kendimiz zengin olsakta daha çok ahlar çekeceğiz.
Sayın Türkiye''nin kalkınmasına soyunmuş, halkın mutluluğu ve refahı için kendi menfaatlerini ikinci plana atmış hayır sever Siyasiler, halkımızı adalet ile yönetmeye çalışan Yöneticiler, çok değerli Milletvekillerimiz, Valimiz, Kaymakamlarımız, Belediye başkanlarımız, sivil toplum kuruluşları, Mahalle ve köy muhtarları, su içen bütün halk gelin birlik olalım beraberliğimizi fikren, manen ve madden birleştirelim. Milletvekillerimiz bizlere önderlik yapsın. Tüm kuruluşları, Dernekleri harekete geçirsinler. Konuyla ilgili kampanyalar düzenleyelim. Projeler geliştirelim. Bu işin olması için yapılması gereken ne ise yapmaya çalışalım. Herkesin bilgisi, kültürü ve maddi gücü nisbetinde bu kampanyaya katkıda bulunsun. Kendi imkanlarımızı devletimizin imkanları ile birleştirelim, doğal hakkımız olan suyumuzu insalarımıza, topraklarımıza ulaştıralım. Bu konu ile ilgili katkı sunacak kimler varsa katkı ve fikirlerini ortaya koysun. Allah rızası için öncülük yapalım. Bölgemizin geri kalmışlığına fakirliğine cahilliğine ağlamaya gerek yoktur. Kalkınmanın ilk adımı temel ihtiyaç olan sudur. Su olmazsa yoğurt, süt, et hiç olmaz .(Her zaman söylüyorum; söylediklerim yanlışta olsa söyleyeceğim). Bu düşündüklerimi her yerde her zaman söylemeye çalışacağım. Yazımı Ağrı Derneği toplantısında katılan bütün davetlilere göndermeye çalışacağım. Bölgenin yerel yönetimlerine devlet yönetimine yayın kuruluşlarına ve bölge halkına çoğaltarak dağıtmaya çalışacağım.
Hep bir olalım, birlik olalım insanlar, hayvanlar ve bitkiler için iyi şeyler yapalım ki Allah''ta bizleri iyilerin, razı olmuşların sırasına yazsın. Bu düşündüklerimi, bu satırlarımla sizlere anlatmaya çalıştım. Belki çok iyi açıklayamadım ama sizler hakkı ve hakikatı bilen kişilersiniz. Bu kıvılcımı değerlendirin.
Katacaklarınızı katın. Doğru olduğuna inanıyorsanız başkalarına da söyleyin. Yazımı çoğaltın, dağıtın. Fakirlik ve Cahillikle mücadele edelim. Murat suyuna dizgin vuralım.
Onu istediğimiz zaman istediğimiz yere gidelim. Bu düşüncelerimi sabır ile okuduğunuz için hepinizden Allah razı olsun.
Hepinize saygı ve selamlarımı sunarım. Hepinizi seviyorum. Allah''a emanet olun. Saygılarımla...
|
|
| Hit: |
127 |
| İstatistik: |
Puan: 10 Oy:1 (Puan Derecesi: 1 = Kötü, 10 = İyi)
|
| Eklenme Tarihi: |
06/15/2008 |
| Yazar/Kaynak: |
Taner Ertik - heryerdenhaber / Ağrı-Doğubayazıt |
| Yazar'a Ait E-mail/Website: |
Belirtilmemiş |
| Gönderen: |
Ahmetinci |
| Yorumlar: |
0 Yorum |
Geri Dön
|
|
-2147467259|Operation must use an updateable query.
Yüklenme Süresi 0,156sn
|